İşverenler İçin Bordro ve Bildirimlerde KEP Dönemi: Hukuki Güvence ve Operasyonel Kolaylık
İşletmelerin en çok mesai harcadığı konuların başında evrak yönetimi gelir. Her ay personelin peşinden koşarak maaş bordrolarını imzalatılır.
Devamını Oku →Vergi, teşvikler, şirket kuruluşu ve mali süreçlerle ilgili merak ettiğiniz tüm soruların cevaplarına anında ulaşın.
Yurtdışından kesilen faturalar, fiili ithalatın gerçekleştiği (gümrük beyannamesinin kapanış tarihi) T.C. Merkez Bankası döviz alış kuru üzerinden Türk Lirası'na çevrilerek yasal defterlere kaydedilir. Ödeme tarihlerinde veya dönem sonlarında döviz kurlarında yaşanan dalgalanmalar sonucu ortaya çıkan kur farkları ise vergi mevzuatına uygun olarak kambiyo karı veya zararı olarak raporlanmalıdır.
Gümrük beyannameli mal ihracatı yapıyorsanız, e-Fatura sistemine kayıtlı mükelleflerin standart fatura yerine doğrudan Gümrük ve Ticaret Bakanlığı sistemine entegre çalışan "e-İhracat Faturası" düzenlemesi zorunludur. Yanlış formatta düzenlenen faturalar gümrük işlemlerinin durmasına ve lojistik maliyetlerinizin artmasına neden olabilir.
Evet, kesinlikle zorundasınız. Alıcı şirketinizin size ait olması durumu değiştirmez. Türk Parası Kıymetini Koruma mevzuatı gereği, ihracat bedelinin fiili ihraç tarihinden itibaren en geç 180 gün içinde Türkiye'ye getirilmesi yasal bir zorunluluktur. Ayrıca getirilen bu dövizin belirli bir kısmının İhracat Genelgesi kapsamında Merkez Bankası'na satılarak Türk Lirası'na çevrilmesi gerekmektedir. Sürecin açık kalması halinde vergi daireleri tarafından yasal işlem başlatılır.
Hayır, mal ihracatları KDV Kanunu gereği vergiden istisnadır ve faturanız "Sıfır (0) KDV" ile düzenlenir. Ancak asıl büyük avantaj burada başlar: İhraç ettiğiniz bu malları üretmek veya tedarik etmek için Türkiye'de ödediğiniz (yüklendiğiniz) KDV'yi Maliye Bakanlığı'ndan iade alma hakkınız doğar.
Hayır, belirleyemezsiniz. Tıpkı ithalatta olduğu gibi ihracatta da ilişkili kurumlar (kendi şirketleriniz) arasındaki işlemlerde "Transfer Fiyatlandırması" kuralları devrededir. Malın satış bedelinin mutlaka piyasadaki diğer bağımsız alıcılara uygulanan fiyata (emsal bedele) uygun olması şarttır. Emsalinden düşük bedelle çıkış yapılması, Türkiye'deki şirketinizin karını yurtdışına vergisiz aktardığınız (örtülü kazanç dağıtımı) şeklinde yorumlanır ve ciddi vergi cezalarına yol açar.
Hayır, doğrudan bir maliyet değildir. Gümrükte ödediğiniz İthalatta KDV, Türkiye'deki şirketinizin aylık KDV beyannamesinde indirim konusu yapılabilir. Hatta faaliyet türünüze göre (örneğin bu malları işleyip tekrar ihraç ediyorsanız) indirim yoluyla telafi edemediğiniz devreden KDV'nizin iadesini, mevzuata uygun teknik raporlamalar ile nakden veya mahsuben talep etme hakkınız bulunmaktadır.
18-29 yaş aralığındaki genç girişimcilerin ilk defa Bağ-Kur kapsamında mükellef olması durumunda; 3 yıl boyunca yıllık elde ettikleri kazancın belirli bir kısmı gelir vergisinden istisna tutulur. 31.12.2025 tarihinden sonra başvuranlar için Bağ-Kur prim muafiyeti kaldırılmıştır. Daha önce mükellef olmamış ve kendi işinde fiilen çalışan tüm gençler yararlanabilir. İşinizin sevk ve idaresinin elinizde tutulması ve maddede yer alan diğer şartları da sağlamanız koşuluyla, başka bir iş yerinde ücretli olarak çalışmanız ve yanınızda yardımcı eleman çalıştırmanız genç girişimcilerde kazanç istisnasından yararlanmanıza engel teşkil etmemektedir. (16.03.2007 tarihli 62030549-120[MÜK.20-2016/1097]-75068 Sayılı Özelge)
01.01.2026 tarihinden itibaren yeni kurulan şirketler için e-Defter ve Elektronik Ticari Defter Sistemini (ETDS) kullanmak zorundadır. Ayrıca kağıt fatura tamamen kaldırılmıştır. Mükelleflerin E-Fatura ve E-Arşiv uygulamalarına geçiş, yıllık cironuza ve faaliyet gösterdiğiniz sektöre (örneğin e-ticaret, gayrimenkul, motorlu taşıtlar) göre yasal bir zorunluluk haline gelebilmektedir. Ancak yasal zorunluluğunuz olmasa dahi, kağıt fatura maliyetlerinden kurtulmak, prestij kazanmak ve süreçlerinizi hızlandırmak için kuruluş aşamasında isteğe bağlı olarak e-Dönüşüm geçişinizi anında sağlıyoruz.
Şirket türüne göre süreler değişiklik göstermektedir. Şahıs şirketleri, dijital altyapımız ve e-imza süreçlerimiz sayesinde genellikle yoklama memurun yoğunluğuna bağlı olarak 1 ila 2 gün kurulup fatura kesmeye hazır hale gelir. Limited (LTD) ve Anonim (A.Ş.) şirketlerin MERSİS, Ticaret Odası ve noter onay süreçleri ise ortalama 4 ila 5 iş günü içerisinde tamamlanmaktadır
Hiç fatura kesmeseniz dahi şirketlerin yasal beyanname yükümlülükleri vardır. Aylık olarak KDV Beyannamesi (fatura kesilmese bile damga vergisi doğar) ve Stopaj/Muhtasar Beyannamesi verilir. Ayrıca şirket sahibinin Bağ-Kur (SGK) primi ödenir. Üçer aylık dönemlerde Geçici Vergi, yıl sonunda ise şirketin türüne göre Kurumlar Vergisi veya Yıllık Gelir Vergisi beyannameleri düzenlenir.
Eğer kiraladığınız alanda doğrudan perakende satış, fatura kesimi veya müşteri kabulü yapılmıyorsa, burayı tescil ettirirken "Şube" yerine "Depo", "İrtibat Bürosu" veya "Showroom" (Teşhir Salonu) gibi statüleri seçmek çok daha avantajlıdır. Depo veya irtibat bürolarının ticaret odası tescil masrafları ve prosedürleri şubelere göre çok daha hafiftir. Mekanın fiili kullanım amacını analiz ederek, size en az yasal maliyet çıkaracak kayıt türünü belirliyoruz.
Hayır, fiziki olarak Türkiye'de bulunmanıza gerek yoktur. Dijital alt yapımız ve vekaletname usulü ile şirket kuruluş işlemleri, vergi dairesi kayıtları, ticaret odası tescilleri ve banka süreçleri tarafımızca uzaktan uçtan uca yönetilebilmektedir.
Hayır, bu en sık yapılan ve cezası en ağır olan hatalardan biridir. SGK mevzuatına göre (İnşaat, Balıkçılık, Tarım İşleri, Yabancı Ülkelere Sefer yapan araçlarda çalışanlar ve İlk Defa İşyeri Bildirgesi verenler istisnai durumdur) personelin sigortalı işe giriş bildirgesi, personelin fiilen çalışmaya başlayacağı günden en geç 1 gün önce sisteme onaylatılmak zorunludur. İşe başladığı gün veya daha sonra yapılan bildirimlerde, her bir personel için asgari ücret tutarında idari para cezası uygulanır.
Evet, kesinlikle olabilirsiniz. Şahıs şirketinizin olması, başka sermaye şirketlerinde hisse sahibi olmanıza veya o şirketlerde müdür/yönetim kurulu üyesi sıfatıyla imza yetkilisi olmanıza yasal bir engel teşkil etmez. Her iki şirketin yasal ve finansal varlığı birbirinden tamamen bağımsız olarak işlem görür.
Evet, dar mükellef statüsünde olsanız dahi Türkiye sınırları içerisinde elde ettiğiniz gayrimenkul sermaye iratları (kira gelirleri) vergiye tabidir. Ancak, konut veya iş yeri olmasına, tevkifat (stopaj) yapılıp yapılmadığına ve yıllık istisna tutarlarına göre beyanname verme sınırları değişmektedir. Olası cezalarla karşılaşmamak için bu sürecin dijital ortamda düzenli takibi şarttır.
Evet, kesinlikle zorundasınız. İnşaatı ticari amaçla (yap-sat) yapmıyor olsanız bile, o inşaatta fiziken işçiler (usta, kalıpçı, boyacı) çalışacağı için yasal olarak "İşveren" statüsüne girersiniz. İnşaata başlamadan önce SGK'dan işyeri bildirgesi verip dosya açtırmalı ve asgari işçilik oranları dahilinde o işçileri sigortalı göstermelisiniz. Aksi takdirde iskan alamazsınız.
İş Kanunu'na göre bir personelin yıllık ücretli izin hakkı kazanabilmesi için o işyerinde (deneme süresi de dahil olmak üzere) en az 1 tam yıl çalışmış olması şarttır. Bir yılı doldurmayan personelin kanunen yıllık izin hakkı yoktur. İzin süreleri çalışanın işyerindeki kıdemine göre değişir: • 1 yıldan 5 yıla kadar (5 yıl dahil) olanlara: 14 gün • 5 yıldan fazla 15 yıldan az olanlara: 20 gün • 15 yıl (dahil) ve daha fazla olanlara: 26 gün (Önemli İstisna: 18 yaş ve altındaki çalışanlar ile 50 yaş ve üzerindeki çalışanlara verilecek yıllık izin süresi 20 günden az olamaz.)
Devlet, inşaatlarda kayıt dışı (sigortasız) işçi çalıştırılmasının önüne geçmek için matematiksel bir kural koymuştur. SGK özetle şunu söyler: "Bu büyüklükte ve bu kalitede bir binayı inşa etmek için, kanunen en az şu kadar tutarda sigortalı işçi çalıştırmış (ve primini ödemiş) olman gerekir." Eğer inşaat süresi boyunca SGK'ya bildirdiğiniz toplam işçilik tutarı, devletin belirlediği bu "asgari" (minimum) sınırın altında kalırsa, SGK aradaki farkın primini sizden cezalı olarak tahsil eder.
Teşvikler otomatik olarak uygulanmaz; işverenin veya mali müşavirinin talebi ve onayı ile sisteme işlenir. Üstelik her personel için teşvik şartları farklıdır. Devletin uyguladığı teşvikler (Örn: kadın, genç, engelli veya ilave istihdam teşvikleri) personelin yaşına, cinsiyetine, son 6 aydaki işsizlik durumuna ve şirketinizin mevcut çalışan sayısına göre değişir. Personeli işe almadan önce TC kimlik numarası üzerinden yasal yazılımlarımızla analiz yapıyor ve en kârlı teşviki şirketinize tanımlıyoruz.
Personelin iş kazası sebebiyle aldığı tedavi masrafları ve raporlu olduğu günlerin ücreti (işgöremezlik ödeneği) SGK tarafından karşılanır. Ancak SGK burada şu soruyu sorar: "Bu kaza, işverenin iş güvenliği önlemlerini almaması veya ihmali yüzünden mi oldu?" Eğer kaza müfettiş raporlarıyla işverenin kusuru veya ihmalinden kaynaklanmışsa, SGK işçiye ödediği tüm hastane masraflarını ve rapor paralarını "Rücu Davası" yoluyla faiziyle birlikte işverenden (sizden) geri tahsil eder.
Hayır, şubeler için ayrı bir tüzel kişilik oluşmadığından ayrı bir Kurumlar veya Gelir Vergisi beyannamesi verilmez. Şubenin elde ettiği gelirler ve yaptığı harcamalar, doğrudan merkez şirketinizin hesaplarında birleştirilir ve tek bir beyanname ile devlete bildirilir. Vergi Dairesi sadece şubenizin adresini sicilinize işler ve merkez vergi levhanızın altında "Şube Adresi" olarak görünmesini sağlar.
Faaliyetlerini fiziki bir mekanda yürüten ve nihai tüketiciye (şirket olmayan şahıslara) perakende mal veya hizmet satışı yapan tüm işletmeler Yeni Nesil ÖKC kullanmak zorundadır. En yaygın kullanmak zorunda olan sektörler şunlardır: • Marketler, bakkallar, büfeler ve mağazalar • Restoranlar, kafeler, pastaneler ve paket servis işletmeleri • Kuaförler, güzellik merkezleri ve berberler • Oto yıkama, kuru temizleme ve tamir-bakım servisleri • Otoparklar ve perakende satış yapan eczaneler
Şahıs işletmelerinde şirketin kasasındaki para ile şahsınızın parası hukuken aynıdır; vergisini ödediğiniz kârı dilediğiniz zaman çekip kullanabilirsiniz, ekstra bir vergi doğmaz. Ancak Limited ve Anonim şirketlerde, şirketin kasasındaki para şirketin tüzel kişiliğine aittir. Bu parayı kendi şahsi hesabınıza "kâr payı (temettü)" olarak aktarmak istediğinizde, şirket genel kurul kararı almalı ve bu ödeme üzerinden ayrıca bir stopaj (vergi kesintisi) yapılarak devlete ödenmelidir. Çekilen bu temettünün tutarına göre şahsınızın ayrıca Yıllık Gelir Vergisi Beyannamesi vermesi de gerekebilir.
Gümrük mevzuatına göre, yolculara tanınan gümrük muafiyetleri (örneğin 430 Euro sınırı) yalnızca "şahsi kullanıma mahsus veya hediyelik" eşyaları kapsar. Bavulunuzda veya aracınızda getirdiğiniz eşyalar ticari miktar ve mahiyette ise (örneğin aynı üründen satmak amacıyla çok sayıda getirilmesi), yolcu muafiyetinden kesinlikle faydalanamazsınız. Bu malların gümrük kapısında ticari eşya olarak beyan edilmesi, gümrük vergilerinin, ÖTV (varsa) ve ithalatta KDV'sinin ödenerek normal ithalat (gümrükleme) prosedürlerine tabi tutulması zorunludur. Beyan edilmeden geçirilmeye çalışılması, kaçakçılık mevzuatı kapsamında mallara el konulmasına ve ağır cezai yaptırımlara yol açar.
Özellikle çok sayıda iş yeri olan mülk sahipleri için bu ciddi bir risk barındırır. Kiracınız kiradan kesinti yapsa dahi bunu vergi dairesine muhtasar beyanname ile bildirmezse süreç eksik kalır. Dijital mali danışmanlık hizmetimiz kapsamında; kiracılarınızın stopaj (tevkifat) beyanlarını mali sistemler üzerinden düzenli olarak denetliyor, vergilerinizin yatırıldığını doğruluyor ve olası eksikliklerde mükellefiyet haklarınızı koruyacak yasal bildirimleri sizin adınıza koordine ediyoruz.
Ortak olduğunuz farklı Limited veya Anonim şirketlerin yıl sonunda elde ettiği kazançlar kurumlar vergisine tabidir. Bu şirketlerden şahsi hesabınıza kâr payı (temettü) dağıtımı yapıldığında, şirket %10 oranında stopaj (vergi kesintisi) yaparak bunu devlete öder. Ancak sizin şahsi vergi yükümlülüğünüz burada bitmeyebilir. Farklı şirketlerden elde ettiğiniz net kâr paylarının brüt tutarlarının yarısı, o yıl için belirlenen Yıllık Gelir Vergisi beyan sınırını (Örneğin 2024 yılı için 230.000 TL) aşıyorsa, ertesi yılın Mart ayında şahsen Yıllık Gelir Vergisi Beyannamesi vermeniz gerekir. Hesaplanan vergiden, şirketlerin sizin adınıza ödediği stopajlar mahsup edilir.
Zamanlama burada her şeydir. İş Kanunu ve SGK mevzuatına göre; işveren, işyerinde meydana gelen bir iş kazasını kazadan sonraki en geç 3 iş günü içinde SGK'ya bildirmek zorundadır. (Eğer kaza ağır yaralanmalı veya ölümlü ise kolluk kuvvetlerine derhal bildirilmelidir). 3 günlük yasal süre içinde "İş Kazası Bildirimi" yapılmaması, işverene asgari ücretin katları oranında idari para cezası olarak yansır.
Vergi dairesi kayıtlarında ve vergi levhanızda her şirketin bir adet "Ana NACE Kodu" (ana faaliyet alanı) olmak zorundadır. Bu kod, genellikle şirketin en çok ciro (gelir) elde etmeyi beklediği veya ilk başlayacağı iş koluna göre belirlenir. Ancak yaptığınız diğer işleri vergi levhanıza "Ek NACE Kodu" (Tali Faaliyet) olarak kolayca işletebiliyoruz. Bir vergi levhasında 6 adede kadar ek faaliyet kodu yer alabilmektedir.
Bu hesaplama her inşaat projesi için özeldir ve üç temel çarpana dayanır: 1. Toplam İnşaat Maliyeti: Binanın toplam metrekare alanı ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın o yıl için belirlediği "inşaat metrekare birim maliyeti" çarpılır. 2. Asgari İşçilik Oranı: SGK'nın yapı sınıfına göre belirlediği orandır (Örneğin yığma binalarda %12, betonarme karkas binalarda %9 gibi). 3. %25 Kurum İndirimi: Eğer inşaat süresince bildirimlerinizi düzenli yapmışsanız, SGK belirlenen bu işçilik oranından %25 indirim yapar (Örn: %9'luk oran %6,75'e düşer).
Evet, kurabilirsiniz. Hem yurtdışında yaşayan Türk vatandaşları hem de yabancı yatırımcılar için Türkiye'ye gelme zorunluluğu yoktur. Bulunduğunuz ülkedeki Türk Konsolosluklarından veya apostilli belgeler aracılığıyla vereceğiniz "Şirket Kuruluş Vekaletnamesi" ile tüm tescil, vergi dairesi ve banka işlemlerinizi uçtan uca dijital olarak sizin adınıza yönetiyoruz.
• Süt İzni (Anne için): Kadın çalışana, çocuğu 1 yaşına gelene kadar onu emzirmesi için günde 1,5 saat süt izni verilmesi zorunludur. Bu 1,5 saatin günün hangi saatlerinde ve kaça bölünerek kullanılacağını tamamen kadın çalışanın kendisi belirler. Süt izni saatleri çalışılmış gibi kabul edilir ve maaştan kesinti yapılamaz. • Babalık İzni (Baba için): Eşi doğum yapan erkek personele, çocuğunun doğumuyla birlikte 10 gün ücretli babalık izni verilmesi kanuni bir haktır ve bu süre yıllık izinden düşülemez.
Evet, olabilirsiniz. Bir işverene bağlı olarak 4/A (SGK) kapsamında çalışırken kendi adınıza bir şirket kurmanızda veya başka bir şirkete ortak olmanızda kanuni bir engel yoktur. Üstelik 4/A sigortalılığınız kesintisiz devam ettiği sürece, şirket ortağı olduğunuz için sizden ayrıca Bağ-Kur (4/B) primi talep edilmez. Bu durum, maaşlı çalışırken kendi işini kurmak isteyen girişimciler için önemli bir maliyet avantajı sağlar. (Ancak, kendi kurduğunuz şirkette kendinizi 4/A'lı çalışan olarak gösteremezsiniz.)
Bir malın Türkiye'deki şirketinizin yasal stoklarına girebilmesi ve sonrasında faturalandırılarak satılabilmesi için yurtdışından aldığınız perakende fişi veya fatura tek başına yeterli değildir. Eşyanın gümrükte ticari olarak beyan edilmesi sonucunda adınıza veya şirketinize düzenlenen Gümrük Beyannamesi (veya gümrük tahsilat makbuzu), ithalatın yasal kanıtıdır. Bu gümrük belgeleri olmadan, malları şirketinizin muhasebe kayıtlarına alamaz, maliyet olarak gösteremez ve satışını yapamazsınız. Yasal olmayan yollarla stoğa giren malların tespiti halinde ağır vergi ziyaı cezaları kesilmektedir.
Evet, düşürür ancak çok kritik yasal kuralları vardır. İnşaatınızın elektrik, su, hafriyat, boya gibi işlerini verdiğiniz taşeronların SGK'ya bildirdiği işçilikler sizin "toplam işçilik" hedefinize sayılır. Ancak bunun için taşeronun sizin ana SGK dosyanızın altına kendi "Alt İşveren Dosyasını" (taşeron dosyası) açması ve kendi işçilerini bu dosya üzerinden bildirmesi zorunludur. Sadece malzeme faturası almak işçilik oranınızı düşürmez; önemli olan taşeronun resmi olarak o şantiyede işçi göstermesidir.
Devletin, işsizliği azaltmak ve istihdamı desteklemek amacıyla, işverenlerin ödemekle yükümlü olduğu SGK primlerinin bir kısmını (veya tamamını) karşılamasıdır. Doğru teşvik kanunları (Örn: 6111, 7103 sayılı kanunlar veya 5510 sayılı %5 indirim) uygulandığında, bir personel için devlete ödeyeceğiniz aylık SGK prim maliyetinde %20 ile %100 arasında değişen devasa indirimler elde edersiniz. Bu da işletmenizin kasasında kalan ciddi bir nakit anlamına gelir.
Bu tamamen ticari hedeflerinize bağlıdır. Eğer Türkiye'de doğrudan fatura kesip ticari faaliyette bulunacaksanız Şube veya Limited/Anonim şirket kurmanız gerekir. Ancak amacınız sadece pazar araştırması yapmak ve ticari faaliyette bulunmamak ise, vergisel avantajları nedeniyle İrtibat Bürosu kurmak daha stratejik bir adım olacaktır. İhtiyacınıza en uygun modeli belirlemek için detaylı bir finansal analiz yapılması gerekir.
Evet, Türkiye'de bir şirket kurarken resmi bir iş adresi (tebligat adresi) belirtmek yasal bir zorunluluktur. Türk Ticaret Kanunu (TTK) ve Vergi Usul Kanunu (VUK) gereğince, şirketin hukuki bir merkezinin (kanuni merkez) olması şarttır. Vergi dairesinin kuruluşu onaylamak için yapacağı "yoklama" (denetim) işlemi ve ilerleyen süreçlerdeki tüm resmi tebligatlar bu adrese yapılır. Resmi bir adres olmadan Ticaret Odası tescili veya Vergi Dairesi kaydı yapılamaz. Ancak, bu adresin geleneksel anlamda fiziksel bir dükkan veya büyük bir ofis olması zorunlu değildir. Girişimcilerin iş modeline göre seçebileceği yasal adres alternatifleri şunlardır: • Sanal Ofis (Virtual Office): Özellikle fiziksel bir mekana ihtiyaç duymayan, dijital işler yapan veya yurtdışından şirket yönetenler için en ideal ve yasal yöntemdir. Sanal ofis şirketleri, size yasal bir tebligat adresi sağlar ve vergi dairesi yoklamaları bu adreslerde yasal olarak kabul edilir. • Hazır/Paylaşımlı Ofis (Co-working Space): Fiziksel bir çalışma alanına esnek zamanlı ihtiyaç duyanlar için hem yasal adres sağlayan hem de toplantı/çalışma alanı imkanı sunan bir seçenektir. • Ev Ofis (Home Office): Yapılacak işin niteliği uygunsa (örneğin yazılım, danışmanlık, e-ticaret), ikamet edilen ev yasal iş adresi olarak gösterilebilir. Ancak kiracıysanız, kira sözleşmesinde evin iş yeri olarak kullanılamayacağına dair bir madde olmaması gerekir. • Geleneksel Fiziksel İş Yeri: Doğrudan perakende, üretim veya depolama gerektiren işler için kiralanan standart ticari alanlardır. Özetle; devlet sizden mutlaka resmi bir adres talep eder, ancak bu adresi sağlama şekliniz günümüz dijital çözümleriyle oldukça esnektir.
İstihdam teşvikleri kural olarak personelin eline geçen net maaşı değil, işverenin devlete ödediği SGK prim yükünü ve vergi kesintilerini karşılar veya indirime tabi tutar. (İstisnai olarak İŞKUR'un yürüttüğü İşbaşı Eğitim Programlarında maaş desteği de sunulmaktadır.) Teşvikler sayesinde personelin brüt maliyeti düşer, böylece şirketin toplam istihdam gideri azalır.
Bu karar tamamen büyüme hedeflerinize bağlıdır. Yeni bir marka yaratmak veya hukuki/mali riskleri tamamen izole etmek istiyorsanız yeni bir şirket kurmak mantıklıdır. Ancak mevcut kurumsal kimliğinizle, örneğin merkeziniz Ankara'da iken Antalya'da veya bambaşka bir bölgede faaliyete başlamak istiyorsanız, "Şube" açmak en pratik ve maliyetsiz yoldur. Şubeler hukuken merkez şirketinize bağlıdır; bu sayede mevcut sermayeniz, geçmiş bilançolarınız ve banka limitleriniz yeni lokasyonunuzda da aynen geçerli olur.
Hukuken tek şirket çatısı altında ikisini de yapabilirsiniz; bu durum kuruluş ve aylık sabit maliyetlerinizi (tek muhasebe, tek beyanname) düşük tutar. Ancak, restoranın taşıdığı ticari risklerin yazılım işinizi etkilememesi, markalaşma (branding) stratejileri, sektörel KOSGEB teşvik başvuruları veya iş kollarından birini ileride satma (devretme) ihtimaliniz varsa, iki ayrı şirket kurmak çok daha vizyoner bir hamledir.
Bu durum tamamen şirketinizin elde edeceği yıllık kâr (kazanç) tutarına bağlıdır. Şahıs şirketleri Gelir Vergisi Kanunu'na tabidir ve artan oranlı vergi dilimleriyle vergilendirilir; yani kârınız arttıkça vergi oranınız %15'ten %40'a kadar çıkar. Limited ve Anonim şirketler (Sermaye Şirketleri) ise Kurumlar Vergisi Kanunu'na tabidir ve kârınız ne kadar yüksek olursa olsun, kurumlar vergisi oranı sabittir. İş hacminiz ve kâr beklentiniz yüksekse, sermaye şirketleri vergi optimizasyonu açısından çok daha avantajlı hale gelir.
Eğer muhasebe sisteminizi merkezden bağımsız olarak şubenin kendi içinde tutmasını istemiyorsanız, ayrı defter zorunluluğu yoktur. Şirketinizin yasal defterleri (Yevmiye, Kebir, Envanter) tektir ve şubenin tüm işlemleri merkez defterlerine kaydedilir. Modern e-Defter sistemlerimiz ve bulut tabanlı dijital finansal raporlama altyapımız sayesinde, Türkiye'nin neresinde şube açarsanız açın, tüm muhasebe operasyonlarınızı tek merkezden yönetiyoruz.
Türk Ticaret Kanunu'na (TTK) göre bir şirketin faaliyet gösterebileceği sektör sayısında hiçbir yasal sınır yoktur. Eski kanundaki şirketlerin sadece ana sözleşmelerinde yazılı işleri yapabilmesini şart koşan "Ultra Vires" kuralı kaldırılmıştır. Dolayısıyla kurduğunuz bir şirket ile aynı anda hem inşaat, hem e-ticaret, hem de bilişim danışmanlığı gibi birbirinden tamamen bağımsız iş kollarında yasal ve meşru olmak kaydıyla faaliyet gösterebilirsiniz.
Bu durum tamamen personelin çalışma süresine ve "işten çıkış koduna" (çıkış nedenine) bağlıdır. Öncelikle personelin o işyerinde en az 1 tam yılını doldurmuş olması gerekir. İkinci olarak; eğer personeli işveren olarak siz haksız yere veya küçülme gibi nedenlerle çıkarıyorsanız tazminat ödersiniz. Ancak personel kendi isteğiyle istifa ediyorsa veya ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan bir davranışından (hırsızlık, devamsızlık vb.) dolayı haklı nedenle sözleşmeyi siz feshediyorsanız kıdem tazminatı ödenmez. Bu süreçlerin altı tutanaklarla mutlaka hukuki olarak doldurulmalıdır.
Bu karar tamamen sizin harcama ve mülk durumunuza bağlıdır. Türkiye'deki eviniz için ödediğiniz faizler, sigorta, bakım-onarım masrafları yüksekse belgeli olarak "Gerçek Gider" yöntemini seçmek vergi yükünüzü ciddi oranda düşürür. Ancak belgelendirecek masrafınız yoksa, yasaların tanıdığı sabit oranlı indirimden faydalanarak "Götürü Gider" yöntemini seçmek daha avantajlıdır.
Türkiye'ye yapılan mal girişleri, malın menşeine ve Gümrük Tarife İstatistik Pozisyonu (GTİP) koduna göre gümrük vergisine ve ithalatta KDV'ye tabidir. Ancak burada asıl dikkat edilmesi gereken konu "Transfer Fiyatlandırması"dır. Kendi şirketleriniz (ilişkili kişiler) arasında yapacağınız ticarette uygulanan fiyatların mutlaka emsallerine (piyasa rayiç bedeline) uygun olması zorunludur. Aksi takdirde, vergi matrahının aşındırıldığı gerekçesiyle cezai yaptırımlarla karşılaşabilirsiniz.
Hayır. Haftanın belirli günleri veya günde sadece birkaç saat çalışan personelleriniz için "Kısmi Süreli (Part-Time) İş Sözleşmesi" düzenleyebiliriz. Bu yazılı sözleşme sayesinde, SGK'ya personelin sadece fiilen çalıştığı saatlerin toplamını (güne çevirerek) bildirir ve sadece o günlerin primini ödersiniz. Böylece boş yere tam ay SGK maliyetine katlanmamış olursunuz.
İş Kanunu'na göre kadın işçilerin doğumdan önce 8 hafta ve doğumdan sonra 16 hafta olmak üzere toplam 24 hafta yasal analık izni hakkı vardır. (Çoğul gebeliklerde doğum öncesine 2 hafta daha eklenir). Eğer çalışanın sağlık durumu uygunsa ve doktorundan "çalışabilir" raporu alırsa, doğuma 3 hafta kalana kadar işyerinde çalışmaya devam edebilir. Bu durumda, doğum öncesinde kullanmadığı o 5 haftalık izin hakkı yanmaz, otomatik olarak doğum sonrası 16 haftalık iznine eklenir (toplam 21 hafta olarak doğum sonrasında kullanır).
Evet, sayılabilir. İş kazası sadece fabrika veya ofis içinde olan kaza demek değildir. Çalışanınızı sizin görevlendirmenizle işyeri dışına gönderdiğiniz bir müşteri görüşmesinde geçirdiği kaza, sizin sağladığınız servis aracıyla işe gelirken geçirdiği trafik kazası veya kadın çalışanın süt izni saatlerinde geçirdiği kaza da yasal olarak "İş Kazası" statüsündedir. Yargıtay bu konuda işçiyi koruyan çok geniş bir yorumlama yapmaktadır.
Kesinlikle hayır. İşveren olarak SGK teşviklerinden yararlanabilmenizin "altın kuralı", devlete vadesi geçmiş yasal bir prim veya vergi borcunuzun bulunmamasıdır. Borcunuz olduğu aylarda sistem teşvikleri otomatik olarak kapatır ve tüm primleri indirimsiz (en yüksek tavandan) ödemek zorunda kalırsınız.
Girişimcilerin en büyük yanılgısı teşviklerin otomatik uygulandığını sanmaktır. SGK sistemi hiçbir personeli otomatik olarak teşvikli saymaz. Her ay maaş bordroları hesaplanırken ve MUHSGK (Aylık Prim Bildirgesi) devlete gönderilirken, hangi personelin hangi kanun numarasıyla teşvike uygun olduğunun manuel olarak seçilmesi ve bildirilmesi gerekir. Biz, kullandığımız gelişmiş yazılımlarla her ay tüm personellerinizin TC kimlik numaraları üzerinden teşvik taraması yapıyor ve en yüksek indirimi sağlayacak kanun numarasını bordronuza işliyoruz.
Ticari hayatta en sık karşılaşılan senaryolardan biridir. Eğer ürünü düşük KDV ile alıp yüksek KDV ile satıyorsanız, aradaki fark (Ödenen KDV) ay sonunda devlete vergi borcu olarak çıkar. Tam tersi durumda, yani yüksek KDV (%20) ile girdi (hammadde/hizmet) alıp düşük KDV (%1 veya %10) ile satış yapıyorsanız, devlette KDV alacağınız birikir. Bu duruma "Devreden KDV" denir. Yasal mevzuat çerçevesinde, biriken bu KDV'nizi devletten nakden veya diğer vergi borçlarınıza mahsup (KDV İadesi) olarak geri alabilmeniz için gerekli teknik raporlamaları sizin adınıza yürütüyoruz.
Sadece e-ticaret (internet siteleri veya pazar yerleri üzerinden) yapıyorsanız ve fiziki bir mağazanızdan elden teslimat/satış yapmıyorsanız Yeni Nesil POS cihazı alma zorunluluğunuz yoktur. E-ticaret tahsilatlarınızı "Sanal POS" altyapılarıyla alır ve satışlarınızı dijital ortamda e-Arşiv veya e-Fatura düzenleyerek müşterilerinize iletirsiniz.
İşverenlerin en çok tazminat ödediği hatalardan biri budur. Personelinizi aynı şehirde veya başka bir şehirdeki diğer şubenize göndermeniz İş Kanunu'nda "Çalışma Koşullarında Esaslı Değişiklik" (Madde 22) olarak değerlendirilir. Eğer personeli gönderdiğiniz yeni şube; onun yol süresini ciddi şekilde uzatıyorsa, yol masrafını artırıyorsa veya sosyal yaşamını zorlaştırıyorsa, personelin yazılı onayını almak zorundasınız. Personel bu değişikliği kabul etmezse onu zorla gönderemezsiniz; zorlarsanız çalışan "haklı fesih" yaparak kıdem tazminatını alıp işten ayrılabilir.
İş Kanunu Madde 75'e göre her işveren çalıştırdığı işçiler için özlük dosyası tutmakla yükümlüdür. Sadece kimlik fotokopisi almak hukuken hiçbir anlam ifade etmez. İşe giriş sağlık raporu, imzalı iş sözleşmesi, zimmet tutanakları ve izin formlarının olmadığı bir durumda, olası bir işçi şikayetinde veya SGK denetiminde haklı olduğunuzu kanıtlayamazsınız. Özlük dosyası sizin mahkemelerdeki tek yasal kalkanınızdır.
Hayır, bu süreçte işveren olarak sizin maaş ödeme yükümlülüğünüz yasal olarak askıya alınır. Kadın çalışanın doğum raporu aldığı bu süre zarfında, maaşını (halk arasındaki adıyla rapor parasını) "İşgöremezlik Ödeneği" adı altında doğrudan SGK öder. Ancak SGK'nın bu ödemeyi yapabilmesi için personelin doğumdan önceki son 1 yıl içinde en az 90 gün SGK priminin ödenmiş olması gerekir.
Evet, gösterebilirsiniz. Faaliyet alanınız fiziki bir dükkan veya atölye gerektirmiyorsa (örneğin e-ticaret, yazılım, danışmanlık, dijital pazarlama yapıyorsanız) evinizi "Home Office" olarak yasal iş adresiniz yapabilirsiniz. Alternatif olarak, son yıllarda oldukça popüler ve yasal olan düşük maliyetli "Sanal Ofis" sözleşmeleriyle de şirketinizi kurabilirsiniz.
Güncel yasal düzenlemelere göre, Türkiye genelinde 5 veya daha fazla çalışanı olan işletmeler, personellerinin her türlü hak edişlerini (maaş, prim, ikramiye, tazminat) mutlaka banka kanalıyla ödemek zorundadır. Beş çalışanın altındaki işyerleri için nakit ödeme imkanı bulunsa da, ispat kolaylığı ve hukuki güvenlik açısından tüm maaş ödemelerinin her koşulda banka üzerinden ve doğru açıklamalarla ("2026 Mayıs Maaşı" gibi) yapılmasını tavsiye ediyoruz.
Hayır, zorunda değilsiniz. Satışlarınızın tamamını nihai tüketicilere (şahıslara) değil de, vergi mükellefi olan diğer şirketlere (toptan) yapıyorsanız ve bu satışlarınızı da doğrudan fatura (e-Fatura / e-Arşiv) ile belgelendiriyorsanız perakende satışınız olmadığı için Yeni Nesil Yazar Kasa POS kullanma mecburiyetiniz bulunmamaktadır. Tahsilatlarınız için standart bir banka POS'u veya sanal POS kullanabilirsiniz.
Şahıs şirketleri için yasalarca belirlenmiş asgari bir sermaye tutarı yoktur. Limited şirketler için asgari kuruluş sermayesi 50.000 TL, Anonim şirketler için ise 250.000 TL olarak belirlenmiştir. Önemli bir detay olarak; Limited şirket kuruluşlarında sermayenin peşin ödenme zorunluluğu yoktur, taahhüt edilen sermaye kuruluş tarihinden itibaren 24 ay içerisinde ödenebilir
Farklı alanlarda faaliyet göstermeyi planlıyorsanız, ileride ekstra tescil masrafı ve zaman kaybı yaşamamak adına şirket ana sözleşmesinin "Amaç ve Konu" maddesi çok geniş ve kapsamlı hazırlanmalıdır. Şirket unvanınızda ise tüm faaliyetleri tek tek saymanıza gerek yoktur; ana faaliyetlerinizi unvanda belirtmeniz (Örneğin; "ABC Bilişim İnşaat ve Dış Ticaret Limited Şirketi") yeterli ve prestijli olacaktır. Bu yasal sözleşme mimarisini kuruluş aşamasında ticari vizyonunuza özel olarak kurguluyoruz.
Kesinlikle Anonim Şirket (A.Ş.) en avantajlı yapıdır. Anonim şirketlerde "pay senedi" basılması durumunda, bu hisseleri 2 tam yıl elinizde tuttuktan sonra satarsanız, elde ettiğiniz satış kazancı (Değer Artış Kazancı) tutarı ne kadar yüksek olursa olsun Gelir Vergisinden tamamen istisna tutulur. Limited şirketlerde veya şahıs işletmelerinde ise hisse veya işletme devirlerinde bu muafiyet yoktur; elde edilen kazanç üzerinden ciddi vergi yükleri doğabilir. Melek yatırımcılar ve fonlar da hukuki güvencesi nedeniyle her zaman Anonim şirketleri tercih eder.
Türkiye'de satılan ürün ve hizmetler için genel olarak üç farklı KDV oranı uygulanmaktadır: %1, %10 ve %20. • %1 KDV: Temel gıda ürünleri (un, su, et, süt vb.) ve bazı tarım ürünlerinde geçerlidir. • %10 KDV: Tekstil ürünleri, giyim, ayakkabı, yeme-içme (restoran) hizmetleri ve bazı sağlık/medikal ürünlerinde uygulanır. • %20 KDV: Kozmetik, teknoloji, beyaz eşya, mobilya, otomotiv yedek parça, danışmanlık hizmetleri ve genel ticari ürünlerin tamamı bu kapsama girer. Ürününüzün tam KDV oranını GTİP (Gümrük Tarife İstatistik Pozisyonu) kodu ve güncel Maliye Bakanlığı tebliğleri üzerinden analiz ediyor, muhasebe sisteminize hatasız olarak entegre ediyoruz.
Hayır, kesinlikle sıfırlanmaz. Çalışanların en büyük korkusu "giriş-çıkış yapılarak haklarının yanacağı" yönündedir, ancak Yargıtay bu duruma "Grup Şirketleri Arası Organik Bağ" ilkesiyle yaklaşır. Personelinizi kendi şubeleriniz veya kendi şirketleriniz arasında transfer ederken, SGK üzerinde "nakil" koduyla çıkış-giriş yapsanız dahi, personelin ilk işe başladığı günden itibaren tüm kıdem ve ihbar tazminatı hakları yeni şirkete/şubeye aynen devrolur. Bu transfer süreçlerinde iki tarafın da yasal haklarını korumak için gerekli "Kıdem Devir ve Muvafakatnamelerini" özel olarak hazırlıyoruz.
Evet, zorundasınız. Yasal düzenlemelere göre; Türk vatandaşı olan, 45 yaşını doldurmamış tüm çalışanların işverenleri aracılığıyla Bireysel Emeklilik Sistemi'ne (BES) dahil edilmesi kanuni bir mecburiyettir. Çalışanlarınızın "Ben BES istemiyorum" demesi bu zorunluluğunuzu ortadan kaldırmaz. İşveren olarak öncelikle tüm uygun personeli sisteme otomatik olarak dahil etmek ve ilk kesintiyi yapmak zorundasınız; çalışanlar daha sonra kendi inisiyatifleriyle sistemden çıkış (cayma) yapabilirler.
Eğer şirketinizin ana faaliyet konusu (vergi levhanızdaki işiniz) personel temini veya taşeronluk değilse, kendi sigortalı personelinizi fatura keserek bir başka şirketin emrine tahsis edemezsiniz. Bu tür işlemlerde alt işveren-üst işveren (taşeron) sözleşmelerinin çok sıkı hukuki kurallara bağlanması ve SGK bildirimlerinin ilgili şirketin çatısı altında açılacak alt dosyadan (aracı numarasından) yapılması zorunludur. Aksi halde oluşabilecek bir iş kazasında tüm hukuki ve cezai sorumluluk sizin üzerinize kalır.
Şirket türü seçiminin en kritik noktası burasıdır. Şahıs şirketlerinde sınır yoktur; işletmenizin borçlarından dolayı tüm şahsi mal varlığınızla sınırsız sorumlu olursunuz. Ancak Anonim ve Limited şirketlerde ortakların ticari borçlara karşı sorumluluğu, yalnızca şirkete koymayı taahhüt ettikleri sermaye tutarı ile "sınırlıdır". (Kamu borçları olan vergi ve SGK primlerinde ise Limited şirket ortakları sermaye payları oranında sorumlu olurken, Anonim şirketlerde sadece yönetim kurulu üyeleri sorumludur, salt ortakların kamu borcu sorumluluğu yoktur.)
Çoklu sektörlerde faaliyet göstermenin en kritik mali boyutu burasıdır. Vergi mevzuatına göre e-Fatura ve e-Defter geçiş zorunlulukları bazen toplam ciroya, bazen de doğrudan "faaliyet gösterilen sektöre" göre belirlenir. Örneğin; genel cironuz henüz yasal sınırın altında olsa bile, ek faaliyetlerinizden biri internet üzerinden satış (e-ticaret) veya gayrimenkul/motorlu taşıt ticareti ise, e-Fatura'ya geçiş zorunluluğunuz aniden doğabilir.
Evet, dönüştürebilirsiniz. Türk Ticaret Kanunu (TTK) ve Kurumlar Vergisi Kanunu, şirket türü değişikliklerine (Nev'i Değişikliği) izin vermektedir. Vergisiz devir (kül halinde devir) müessesesi sayesinde, şahıs işletmenizin tüm aktif ve pasiflerini (stoklar, demirbaşlar, banka hesapları) hiçbir vergi yükü doğmadan yeni kuracağınız bir Limited veya Anonim Şirkete aktararak kurumsallaşma yolunda kesintisiz büyüme sağlayabilirsiniz. Bu dönüşüm sürecini teknik raporlamalarımızla uçtan uca yönetiyoruz.
SGK denetimlerinde işletmenizde kayıt dışı (sigortasız) işçi çalıştırıldığı veya fiilen o işyerinde çalışmayan birinin "sahte sigortalı" olarak gösterildiği tespit edilirse, teşvik sisteminden 1 yıl süreyle tamamen men edilirsiniz. Üstelik o güne kadar devletin size sağladığı tüm teşvik indirimleri gecikme faiziyle birlikte sizden geri tahsil edilir. Bu tür hukuki facialar yaşamamak adına tüm işe giriş süreçlerinizi mevzuata yüzde yüz uyumlu şekilde yönetiyoruz. İnşaat sektörü, SGK mevzuatının en katı uygulandığı ve müteahhitlerin en çok "sürpriz" cezalarla karşılaştığı alandır. Özellikle inşaat bitiminde belediyeden iskan (yapı kullanma izni) alabilmek için geçilmesi gereken "SGK Asgari İşçilik" barajı, doğru planlanmazsa on binlerce liralık ekstra prim ödemelerine neden olabilir.
Evet, çok büyük ihtimalle yine siz (işveren) suçlu bulunursunuz. İşverenin görevi işçiye sadece baret veya maske vermek değil, bunların kullanımını denetlemek ve zorunlu kılmaktır. İşçi koruyucu ekipmanı takmayı reddediyorsa, onu o gün çalıştırmamalı ve bu durumu tutanak altına alıp disiplin sürecini (gerekirse işten çıkarmayı) başlatmalısınız. "Ben ekipmanı verdim, o takmadı" savunması mahkemelerde işvereni sorumluluktan kurtarmaz.
Hayır. Sosyal güvenlik mevzuatımıza göre bir kişinin kaç şirkette ortaklığı olursa olsun, Bağ-Kur (4/B) yükümlülüğü tektir. Sosyal güvenlik sistemi kişi bazlıdır; dolayısıyla sadece tek bir Bağ-Kur primi ödeyerek tüm şirketlerinizdeki yasal sigortalılık şartını sağlamış olursunuz. Ekstra ortaklıklar, ödemeniz gereken prim tutarını artırmaz.
Kanunen yıllık izinlerin kural olarak kesintisiz (tek seferde) kullandırılması esastır. Ancak işçi ve işverenin karşılıklı olarak anlaşması şartıyla yıllık izin bölünebilir. Bu bölünmede tek ve kesin bir yasal kural vardır: İzin sürelerinden en az bir parçası kesintisiz 10 günden aşağı olamaz. Geriye kalan günler (örneğin kalan 4 gün), tarafların anlaşmasıyla 1'er veya 2'şer gün olarak kullandırılabilir.
Bu durum ticari modelinize ve sattığınız ürünün türüne göre değişiklik gösterir. İkinci el cep telefonu veya ikinci el motorlu kara taşıtı (oto galeri) satışlarında, belirli yasal şartlar (Yetki Belgesi vb.) sağlandığında "Özel Matrah" sistemiyle sadece elde edilen kâr üzerinden KDV ödenebilir. Ancak standart ikinci el eşya (örneğin kullanılmış bilgisayar veya mobilya) alım-satımı yapıyorsanız, genellikle ürünün sıfırındaki KDV oranı neyse satışınızda da o oran uygulanır.
Masa başı ofis işleri genellikle "Az Tehlikeli" sınıfta yer alır. Az tehlikeli sınıfta yer alan ve 50'den az çalışanı olan işyerleri için şu an OSGB (Ortak Sağlık Güvenlik Birimi) üzerinden İSG uzmanı ve işyeri hekimi bulundurma zorunluluğu ertelenmiş durumdadır. Ancak Risk Analizi Yaptırma, Acil Durum Eylem Planı Hazırlama ve Personele Temel İSG Eğitimi Aldırma zorunluluğu tek bir ofis personeliniz olsa bile devam etmektedir. Bu temel evrakların olmaması, olası bir kazada tüm sorumluluğun size yıkılmasına neden olur.
Dar mükellef statüsünde olduğunuz için vergilendirme kuralları konut ve iş yerleri için farklılık gösterir. Konut kira gelirleriniz ilgili yılın yasal istisna tutarını aşıyorsa mutlaka Yıllık Gelir Vergisi Beyannamesi (GMSİ) vermeniz gerekir. İş yeri kira beyanname sınırını geçiyorsa beyanname vermek zorundasınız. Geçmiyorsa, kiracının ödediği stopaj nihai verginiz sayılır ve başka bir beyan yapmanız gerekmez
Hayır, teşvik sistemi her personel için geçerli değildir; çok spesifik matematiksel ve yasal şartlara bağlıdır. En önemli kural "İlave İstihdam" kuralıdır. Yani işe alacağınız kişinin, şirketinizin geçmiş aylardaki (genellikle son 6 ay) ortalama çalışan sayısına "ilave" olarak işe alınmış olması gerekir. Ayrıca adayın İŞKUR'a kayıtlı işsiz olması, son aylarda sigortalı çalışmamış olması gibi şartlar aranır. Kadınların ve gençlerin (18-29 yaş) istihdamında teşvik süreleri ve tutarları çok daha yüksektir
Yıllık izin hakkı kanunen yanmaz veya sıfırlanmaz. Personel o yıl iznini kullanmazsa, bu süreler çalışanın izin bakiyesinde birikmeye devam eder. Yıllık izin kullanımlarının mutlaka çalışanın ıslak imzasıyla "Yıllık İzin Formu" veya "İzin Defteri" üzerinden kayıt altına alınması şarttır. İşten ayrılış durumunda, birikmiş ve kullanılmamış tüm izin günlerinin ücreti son brüt maaş üzerinden hesaplanarak çalışana ödenmek zorundadır.
Hukuken iki şirketinizin patronu da siz olsanız bile, SGK ve İş Kanunu gözünde bu iki şirket "birbirinden tamamen bağımsız iki farklı işverendir." Bir personel A şirketinde sigortalıyken fiilen B şirketinde çalışıyorsa, olası bir SGK denetiminde B şirketi için "sigortasız (kaçak) işçi çalıştırma" cezası yersiniz. Bu durumu yasal olarak çözmenin yolu, çalışanla "Geçici İş İlişkisi" sözleşmesi yapmak ve yazılı onayını almaktır. Veya personelin A şirketinden SGK çıkışını yapıp, B şirketine SGK girişini (kıdem haklarını devrederek) resmen gerçekleştirmeniz gerekir.
Sermaye şirketleri (Limited ve Anonim Şirketler) açısından hiçbir kanuni sınır yoktur. Bir kişi, dilediği sayıda Limited veya Anonim şirketin kurucusu olabilir, sonradan hisse alarak ortak olabilir veya yönetim kurulu üyesi olarak görev yapabilir. Ancak şahıs şirketlerinde durum farklıdır; bir kişinin T.C. Kimlik Numarası üzerinden yalnızca bir adet şahıs şirketi (gerçek kişi mükellefiyeti) açılabilir. (Aynı vergi numarası altında farklı faaliyet kodlarıyla birden fazla şube açmak mümkündür.)
Hayır, yapamazsınız. İş Kanunu ve Yargıtay kararlarına göre yıllık izin "anayasal bir dinlenme hakkıdır" ve işçi istese dahi bu haktan feragat edemez. İşçi fiilen çalışmaya devam ederken, yıllık izin hakkı paraya çevrilemez (ödenen para, işçinin ileride açacağı davada iznini kullandığını kanıtlamaz). Yıllık izin ücreti, ancak ve ancak işçinin işten ayrıldığı (sözleşmenin feshedildiği) gün içeride kalan izinleri hesaplanarak ödenebilir.
Ürün veya hizmetinize yasal olandan daha düşük bir KDV oranı uygulamanız, Maliye tarafından "vergi ziyaı" (vergi kaybı) olarak değerlendirilir. Tespit edilmesi halinde devlet, eksik tahsil edilen KDV farkını sizden gecikme faiziyle birlikte talep eder; üstüne bir de eksik vergi tutarı kadar "Vergi Ziyaı Cezası" ve usulsüzlük cezası keser. Dijital ön muhasebe sistemlerimiz kurulum aşamasında ürün kartlarınızı doğru KDV oranlarıyla eşleştirerek kilitler, böylece operasyonel süreçlerdeki insani hataların tamamen önüne geçeriz.
İhracat işlemleri vergi mevzuatımızda KDV'den tam istisnadır. Yani ürününüzü yurtdışındaki bir müşteriye sattığınızda faturanızı %0 KDV ile kesersiniz. Harika olan şudur ki; bu ürünü üretmek, ambalajlamak veya tedarik etmek için yurt içinde ödediğiniz tüm KDV'leri "İhracat İstisnası" kapsamında devletten geri talep edebilirsiniz. Sınır ötesi e-ticaret (e-ihracat) yapan firmalarımız için iade süreçlerini uçtan uca dijital olarak kurguluyoruz.
Evet, ciddi bir fark yaratır. Ticari hayatta Limited ve özellikle Anonim Şirketler, şahıs işletmelerine kıyasla çok daha prestijli, kurumsal ve kalıcı yapılar olarak kabul edilir. Bankalar kredi tahsis süreçlerinde, devlet kurumları ise ihalelerde sermaye şirketlerinin finansal tablolarını çok daha güvenilir bulur. Şirketin unvanı (LTD. veya A.Ş. ibareleri) marka değerinizi ve piyasadaki güvenilirliğinizi doğrudan artırır.
Hayır, bu konu iş hukuku ve olası cezalar açısından çok kritik bir ayrımdır. Vergi dairesinde hesaplar birleşse de, SGK mevzuatı gereği açtığınız her yeni şube için (farklı bir adres olduğu için) o bölgenin Sosyal Güvenlik Merkezi'nden yeni bir "İşyeri Bildirgesi" vererek yeni ve bağımsız bir SGK Sicil Numarası (dosyası) açtırmanız yasal zorunluluktur. Şube personellerinin işe girişleri ve aylık prim bildirgeleri (MUHSGK), şubenin kendi SGK dosyası üzerinden dijital olarak tarafımızca koordine edilir.
Evet, mağazanızdan içeri giren ve kartla ödeme yapmak isteyen perakende müşterileriniz için kullanmanız gerekir. Ancak gelişen teknolojiyle birlikte Maliye Bakanlığı "Güvenli Mobil Ödeme ve Elektronik Belge Yönetim Sistemi (VUK 507)" uygulamasını devreye almıştır. Bu altyapıya uygun yazılımlar kullanıyorsanız, akıllı telefonlarınız veya tabletleriniz üzerinden kartlı tahsilat yapıp doğrudan e-Arşiv/e-Fatura düzenleyerek fiziki bir yazar kasa cihazı alma maliyetinden ve zorunluluğundan kurtulabilirsiniz. Sizin için en uygun ve masrafsız dijital ödeme altyapısını kurulum aşamasında birlikte planlıyoruz.
Hayır, yasal mevzuata göre konut kira geliri istisnası mülk bazında değil, kişi bazında sadece bir kez uygulanır. Türkiye'de sahip olduğunuz konut sayısı ne kadar fazla olursa olsun, tüm evlerden elde ettiğiniz toplam kira geliriniz toplanır, istisna tutarı bir defaya mahsus düşülür ve kalan matrah üzerinden vergilendirme yapılır.
İster yeni bir girişimci olun, ister köklü bir şirket; finansal döngünüzün her aşamasında ihtiyacınıza özel, butik ve çözüm odaklı hizmetler sunuyoruz.
Bir işletme kurdunuz, harika bir fikriniz var, gece gündüz çalışıyor ve satış yapıyorsunuz. Peki ama günün sonunda gerçekten ne kadar kazandığınızı, paranızın tam olarak nereye gittiğini ve devlete karşı sorumluluklarınızda eksik bir noktanız olup olmadığını net olarak biliyor musunuz? Birçok girişimci için "muhasebe" kelimesi; karmaşık rakamlar, anlaşılmaz vergi terimleri ve sadece ay sonunda ödenmesi gereken zorunlu tutarlar anlamına gelir. Oysa doğru tutulan bir genel muhasebe, şirketinizin röntgenidir. Size nerede kâr ettiğinizi, nerede gereksiz masraf yaptığınızı ve yarına nasıl daha güvenle bakabileceğinizi gösteren en önemli pusulanızdır.
İşletmelerin büyüme sürecinde insan kaynağı ihtiyacı artarken, istihdam edilen personele ilişkin İş Kanunu ve Sosyal Güvenlik mevzuatından doğan yükümlülüklerin eksiksiz yerine getirilmesi yasal bir zorunluluktur. Çalışma mevzuatının dinamik yapısı ve idari yaptırımları, işverenler açısından idari ve hukuki süreçlerin titizlikle takip edilmesini gerektirir. Amacımız; işletmenizin istihdam süreçlerinin yürürlükteki kanunlara ve yönetmeliklere tam uyumlu olarak yürütülmesini sağlamak ve mevzuattan doğan yasal sorumluluklarınızı profesyonel çerçevede yönetmektir.
Küreselleşen iş dünyasında ticari sınırlar her geçen gün daha da şeffaflaşırken, ülkelerin kendilerine özgü finansal ve vergisel mevzuatları yatırımcılar için en kritik odak noktası olmaya devam ediyor. Türkiye, sunduğu stratejik avantajlar ve yatırım teşvikleri ile uluslararası girişimciler için cazip bir merkez konumundadır. Aynı şekilde, yaşamını yurtdışında sürdüren ancak Türkiye’de yatırımları, gayrimenkulleri veya ticari faaliyetleri bulunan yerleşik olmayan Türk vatandaşları (dar mükellefler) için de doğru finansal planlama hayati bir önem taşır. Karmaşık vergi kanunları, çifte vergilendirme riskleri ve sürekli güncellenen yasal düzenlemeler arasında kaybolmamak için, profesyonel ve dijital altyapıya sahip bir mali danışmanlık hizmeti almak başarının en temel anahtarıdır.
Ticari faaliyetlere başlarken, işletmenin yapısına uygun yasal ve finansal temellerin atılması büyük önem taşımaktadır. Şirket kuruluş aşamasında mevzuata uygun olarak alınacak kararlar; ilerleyen süreçlerdeki vergi yükümlülüklerini, yasal hakları ve hukuki sorumlulukları doğrudan şekillendirir. Mesleki mevzuat çerçevesinde, şirket türünün belirlenmesinden ticaret sicili işlemlerinin tamamlanmasına kadar olan tüm süreçleri; 3568 sayılı kanunun verdiği yetki ve sorumlulukla, yasalara uyumlu ve şeffaf bir şekilde yürütmekteyiz.
Ticari faaliyetler sırasında karşılaşılan kur dalgalanmaları, tedarik zinciri aksaklıkları ve benzeri etkenler, işletmelerin nakit akış dengesini ve borç ödeme kapasitesini geçici olarak olumsuz etkileyebilmektedir. İcra ve İflas Kanunu (İİK) kapsamında düzenlenen Konkordato; mali durumu bozulan işletmelerin borçlarını belirli bir plan dahilinde ödeyebilmesi ve ticari faaliyetlerini sürdürebilmesi amacıyla kanun koyucu tarafından ihdas edilmiş hukuki bir finansal yeniden yapılandırma sürecidir. 3568 sayılı Kanun kapsamında sahip olduğumuz yetki ve sorumlulukla, bu hukuki sürecin gerektirdiği mali analizleri, ön projeleri ve mahkeme raporlamalarını yasal mevzuata uygun olarak hazırlamakta ve sürecin teknik takibini yürütmekteyiz.
Sürekli değişen vergi kanunları ve finansal teşvikler hakkında güncel kalın. Sizin için araştırıyor ve sade bir dille özetliyoruz.
İşletmelerin en çok mesai harcadığı konuların başında evrak yönetimi gelir. Her ay personelin peşinden koşarak maaş bordrolarını imzalatılır.
Devamını Oku →4 Temmuz 2026 tarihinde yayımlanan 334 Seri No'lu Gelir Vergisi Genel Tebliği ile istihdam edilen nitelikli personele yönelik önemli vergisi avantajlarının usul ve esasları belirlenmiştir
Devamını Oku →Literatürdeki güncel araştırmalardan derlenen temel davranışsal farklılıklar şu başlıklarda toplanabilir:
Devamını Oku →Değişen mevzuatlar, vergi takvimi hatırlatmaları ve finansal ipuçları için aylık e-bültenimize abone olun.
Kişisel verileriniz KVKK kapsamında korunmaktadır. İstenmeyen e-posta göndermiyoruz.